Su seviyesinin çok düşmesiyle yaşadığı sorunlar bilim adamlarının yaptığı açıklamalarla Türkiye kamuoyunun gündemine gelen Beyşehir Gölü, Beyşehir Belediyesi’nin Aralık ayı toplantısında da meclis gündemine geldi.

Beyşehir Belediye Başkanımız Adil Bayındır, Beyşehir Gölü ile ilgili basında yer alan haberler üzerine meclis üyelerine hitaben yaptığı konuşmada, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı ve Göl Uzmanı Dr.Erol Kesici’ye göl ile alakalı yaptığı açıklamalarla ülkenin gündemine taşımasına teşekkür ederek, “Basında çıkan bir bilim adamımızın Beyşehir Gölü ile ilgili haberleri biliyorsunuz, Türkiye’nin gündemine oturdu.”dedi.

Bu açıklamada, gerekli önlemler alınmazsa Beyşehir Gölü’nün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı uyarısının yapıldığını vurgulayan Başkanımız Bayındır, bu uyarıların belediye başkanı olarak göreve başladığı 1989 yılından sonra da sık sık kamuoyunda gündeme getirdiği açıklamalarla kendisi tarafından da yapıldığını hatırlatarak, şu cümlelere yer verdi:

“Üç dönemlik belediye başkanlığım süresinde dönemin kurum amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlarımızla beraber gölümüzün sorunlarını sık sık yetkili makamlara ilettik. 1991 yılında 50 bin kişinin katıldığı göl mitingini yaptık, basın yoluyla gölümüzün sorunlarını sürekli gündemde tutmaya çalıştık. Beyşehir Gölünden su alma kotunun belirlenmesi konusunda büyük mücadeleler verdik. Bizim su kotu mücadelemiz dün-bugünlük bir mevzu değildir. Bu mücadelemizde 90’lı yıllarda yine girişimlerimiz sonucu mahkeme kararıyla regülatör kapaklarını mühürleterek köprüden su akışını kapatmamızda yine geçmiş mücadelelerimiz için vereceğimiz örneklerden sadece bir tanesidir. Bizim bıraktığımız yerden çalışmaları devam ettiren Nazif Tekinöz kardeşim su alma kotunun 1122,40 m olarak belirlenmesini sağladı. Sonraki yıllarda Beyşehir Gölü bir oyalama ve geçiştirmeyle su alma yapısı gibi göründü, yani Soğla gölünün, Apa barajının stoğu tamamlandı, ayrıca stoktakiler dururken arazinin de Beyşehir Gölünden sulanması sağlandı. Ben buna su alma politikası değil Beyşehir Gölü’nü öldürme politikası diyorum!

Benim ömrüm Beyşehir Gölünde geçti. Geçmişte Beyşehir Gölünde bütün balıklar vardı. Sirazı, göğcesi, yağ balığı, yılan balığı, kaya balığı, kızıl kanatı, sazanı, akbalığı yani dahası 13-14 tane tür vardı. Bunların hepsi ot yiyen balıklardı. Et yiyen türler yoktu. Beyşehir Gölünün altında suya dalan insanlardık. Beyşehir’in iskenderin de, soğlasında kumluk vardı.Gölümüz berraktı, istediğiniz yerden göle girilirdi. Akvaryum gibiydi Beyşehir Gölü…

Yeşildağ iskeleden itibaren Gedikli dahil devam ederek sahil boyu karşısındaki adalarla sahil arasında 25-26 metreye varan derin bir kot vardır. Şimdi biz bu 25-26 metre diyemiyoruz çünkü bunun nereden baksanız 20 metresi alüvyonlarla dolmuş. Beyşehir gölünün suyu o günkü suda değil. Yani yine doluluk görünüyor gibi ama aslolan Beyşehir Gölünün tabanı alüvyonlarla dolmuş durumdadır.

Beyşehir’in su alma yapısı bizim görev yaptığımız dönemde 4,5- 5 metre derinlik varken bugün ise altı balçık+ bataklık, derinlik 2-2,5 metrelerde, kıyıya doğru gelindiğinde ise bataklık, balçık ,macun gibi bir çamur deryası…

Biz bunu yaşayan ve bilenlerdeniz! Yazılan haberde Dr. Erol Kesici bey Eğirdir gölü tabandan Beyşehir gölüne bağlıdır demiş, doğru söylemiş ama Beyşehir Gölünün irtibatı olan bir yer daha var. Oymapınar ve Manavgat çayı şu an yer altındaki mağaralarla, yer üstündeki kanyonlarla çoğunu biz besliyoruz. Ayrıca Gölü besleyen yüzey sularının üzerine çok sayıda baraj ve gölet yapıldı. Bugüne kadar uygulanan yanlış politikalardan biran önce vazgeçilmesi için çaba göstermeye devam ediyoruz. Biliyorsunuz Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 2007 yılında alınan kararla Beyşehir gölünden su alma kotu 1122,40 m belirlenmiştir. 03.09.2019 tarihinde yaptırdığımız ölçümde su kotunun 1122,43 m olduğunu tespit ettik. Devlet Su İşleri 4. Bölge Müdürlüğüne su alımı durdurulmazsa bir hafta içerisinde su kotunun Konya Kültür ve Tabiat Varlılarını Koruma Bölge Kurulunca belirlenen 1122,40 m seviyesinin altına ineceği belirterek biran önce su alımını durdurulmasını talep ettik. 13.09.2019 tarihinde yaptırdığımız ölçümde su alma kotu 1122,36 m olduğu görülmüş, belirlenen sınırın altına indiği halde hala su almaya devam edildiğinden dolayı resmi yazışmalarımızı yaparak konuyla ilgili makamlardan su alımının ivedilikle durdurulması talebinde bulunarak bunu sağladık. Bilinmesini isterim ki; Gölümüzün içinde barındırdığı canlı çeşitliliğinin, eşsiz doğasının, bereketli suyunun yok olmaması ve korunması için neredeyse ömrümü harcadım!

Bu konudaki hassasiyetim halen aynı şekilde devam etmektedir.”

Menü